Salı, Aralık 13, 2005

beşiktaşlı olmak...

rahmetli babam anlatırdı benzer hikayeleri... beşiktaşlı olmayı o işlemişti kanıma.. futboldan anlamazdım.. ama beşiktaşı severdim... susurluğun tek büyük caddesinde asılı koca bir bayrağa aşık olmuştum ilk hiç unutmuyorum o günü.. sanırım 83 - 84 sezonu idi... şampiyon olmuştuk... babam "bak görüyormusun bayrağı... beşiktaşlı olmak her daim mutluluktur demişti" o koskoca bayrağın yerine yıllarca ne başka bayraklar asıldı ama ben hepsine baktıkça yine o siyah beyaz renkleri goruyordum..

futboldan anlamazdım.. ama babam derdi.. beşiktaş taraftarı farklıdır derdi... birlikte maç izlerdik.. daha dogrusu babam maçı ben babamı izlerdim :D kaçan her golun ardından kocaman cüssesiyle nası bağırdığını nasıl üzüldüğünü...


küçükken beşiktaşlı olmak dünyanın tek gerçeği gibiydi.. sadece dayılarım kuzenlerim fenerliydiler ama onlar bilmiyodu bu işi :D geri kalan herkes beşiktaşlıydı sanki...

sonra sonra öğrendim... merak ettim başka takımları neden tutuyodu insanlar.. oyle ya babam beşiktaşlıydı ben de beşiktaşıydım...

hani hep derler ya galatasaray aristokrasi fener burjuvazi beşiktaş halk takımıdır diye... valla hakikaten ardında boyle bir sınıfsal ayırım boyle sosyolojik analizler var mı bilmiyorum ama benim her daim gordugum farklı bir beşiktaş taraftarı vardı... yenilsede takımına sahip çıkan tezahuratıyla tribunuyle "efendi" bir besiktas camiası.. ne fenerliler gibi ona buna sataşan ne gs gibi fb uzerinden siyaset yapan bi takımdık... "ezeli" rekabetin icinde degildik.. ezeli olan gs fb rekabeti idi.. bence bu yuzdfen de biraz asagi gorulurduk fbliler ve gs liler tarafından ama yine de hepsi kabul ederdi hem camiamızın hem de taraftarımızın "fark"ını...


tabi ben yetiştiğim donem itibariyle "seba" cılardan dım... milne gidince uzulen, daumu sevenlerdendim.. en sevdigim de lucescu idi :D

şimdilerde durumlar farklı sanırım.. besiktastaki bi takım yonetim sarsıntıları bi takım huzursuzluklar... tribune yansıyan durumlar.. ama aşılacaktır hepsi... biraz sakin olmak lazim belki...

takıma guvenmek... içimizdeki kartal coşkusunun sesini duymak ve hep desteklemek gerek...

bunları yazarken hala futboldan cok iyi anladığımı iddia etmiyorum.. stratejilerden vsden de uzman degilim ama iyi bi izleyiciyim.. takip ediyorum ve camiaya guveniyorum...

3 yorum:

Gece dedi ki...

Ben de nerden çıktım di mi? Ortak arkadaşlarımız sayesinde bir süredir okuyordum zaten, Beşiktaşı görünce dayanamadım, bir de yazayım dedim.

100. yılımızda iş için Beşiktaş'ta kaldım 2 hafta. Kaldırım taşlarına kadar her yer siyah beyaz. Bir bayrak var, Susurluktakinden büyük olmasın, kocaman. Sanki dünya siyah-beyaz. Sanki herkes Beşiktaş.

Kıpır kıpır oldu içim yazdıklarını okurken, tam ordaki hislerim. Sen küçücükken yaşamıssın ben 23 yaşımda. Düş gücüm mü geniş nedir?

(Geçer huzursuzluklar, o huzursuzluklar her dönem oluyordu, GS maçı ilk yarı skoru ile bitseydi, bitmiş olacaktı huzursuzluklar mesela. Boşver.)

wishara dedi ki...

ne güzelmiş hoş sadalar duymak :D açıkçası houston yer ussu sayesinde ben de takipteydim bir zamandır... okuduklarıma, hislerimin paylaşıldığına memnunum... :D

hele ki beşiktaşlılığa...

siyah... beyaz... siyah... beyaz... en büyük...

Gece dedi ki...

Beşiktaş :))