Salı, Haziran 30, 2009

Girit Guncesi

iste geldiiiim... nerden baslamali?? evet... eskisehirden.. yola ciktigimiz yerden oyle degil mi...

26 haziran cuma:
eskisehire hos bir veda oldu.. deniz hoca nin dogum gununu kutladigimiz hos bir yemek ve ardindan kahve (aslinda overdose fondu :))) ile eskisehire veda etmis oldum.. benim icin bir klasik sayilabilecek 02:30 treni ile istanbula, haydarpasaya, oradan karakoy - gumussuyuna vardim...

27 haziran cumartesi
az bir gecikme ile gelen morava turizmin servisine binip esenlere, otogara ulastim... yolcuylugu hem ucuz hem de daha cok yer gorebilecegim sekliyle otobus + gemi olarak planlamistim.. bu yolda ilk duragimiz atina olacakti... saat 10 gibi istanbuldan ayrilan morava turizm otobusu (eski bir 503) kesana dogru ilerlerken uyuya kalmisim... uyandigimda mola yerindeydik.. tesiste tost satan kadina burasi neresi demeden daha, kadinin "ujjj bejjj (3, 5) demesinden tekirdag civarinda oldugumuzu anlamistim.. kadinda beni teyid etti :)

tekrar yola koyulduktan kisa bir zaman sonra ipsala sinirina vardik.. gecen yaz gectigim suriye kara sinirindan sonra burasi bombostu ve evet merak edenler icin soyluyorum: tv reklamindaki gibi mericin uzerindeki koprunun yarisi kirmizi beyazyarisi mavi beyaz boyali... saka gibi degil mi :))))

otobuste 9 yolcu idik.. o nedenle konforumuz pek yerinde idi.. ustelik morava turizmin gorevlisi de ilgiyi hic eksik etmedi.. ilginc bir nokta, otobuste yunanistan sinirina kadar yunanca, siniri gectikten sonra ise turkce muzik dinleyisimiz oldu.. bati trakyanin koyleri arasindan gecerken huner coskuner yankilandi kulaklarimizda `bu ne sevgi aaah bu ne izdirab`

kisa zaman sonra otobana girdik ve atinaya kadar selanikte dahil olmak uzere tum sehirleri uzaktan, otobandan goruldugu kadar algilayabildik... bu da otobus yolculugunun beni isyedigim kadar tatmin etmemesine neden oldu.. pek cok bolgede uyukladim...

atinaya geceyarisini biraz gece vardik.. omoniada indim, ve hehemn bir arka sokagindaki hostelime gittim (athens easy access) ... omonia atinanin aksarayi gibi bir bolge o nedenle o satlerde biraz karisik.. tirsmadim dersem yalan... e malum bi kere pasaport bir kere canta kaptirmisligimiz var.. ama neyseki kazasiz atlattim 100 mtrelik omonia yuruyusumu :))))

hostel, tam bir disko idi... girisin ust katinda yer alan kafede calinan muzik 5/ kattan duyuluyor idi... neyseki odamin kapisini kapattigimda cok da rahatsiz olmadan uyuyabildim.. ancak cok temiz ve cok da ucuz bir hostel idi o nedenle yolu dusene tavsiye edebilrim... gece 1 civarinda 1 ulke gecmis ve yaklasik 1000km lik yolu tamamlamistim...

28 haziran pazar
gune erken uyanip hostelde `continental" kahvaltimi ettim: 3 dilim kizarmis ekmek uzeri tereyagi ve marmelat yaninda sinirsiz cay ile... kahvaltinin ardindan gecikme endiseysiyle hemen yola koyuldum.. omoniadan metroyla piraeus`a oradan da gemiye... pire limani cok buyuktu.. iyiki erken gitmistim.. gemiyi hatta gemiye gidin otobusu bulmam bile 15 dk mi aldi... geminin resmini daha sonra ekleyecegim... bildiginiz su her gun findikliya yanasan cruiselerden biri idi vallahi :))) yuzme havulu filan :)) ben de oyle olacagini tahmin etmemistim ama oyle cikti.. iyiki de oyle cikti...

Pazartesi, Haziran 29, 2009

Girit Güncesi : Giriş

Merhaba...

bazılarınızın bildiği bazılarınızın bimediği üzere şu anda girit'te, rethymno (resmo) dayim... bu ay yunanca ogrenmek uzere buradayim... Girit universitesinde yaz okuluna katiliyorum... blogumuzun bu ayki konusu bu olacak... girit neresi, nasil geldim, yolda kimi gordum, nerde uyudum filan hepsini yazicam, ve evet foto da yuklicem... ama biraz sabir zira once konaklama islerini yoluna sokmam gerek... saniyorum bugun yarin hepsi hallolacak... sonrasinda ise bol bol yazacagim...

ama ilk paragrafi bitirirken soylemek gerekirse, burasi oldukca guzel bir yer... sanirim keyifli bir ay beni bekliyor... herkese sevgiler...

Pazar, Mayıs 31, 2009

beşiktAŞK

sonunda... 6 yılın ardından bir şampiyonluk daha geldi... gümbür gümbür... bu vesile ile yillar oncesinde bir yaziya, blogumuzun icinden kendi blogumuza bir link verelim...

besiktasim benim....

Pazartesi, Mart 23, 2009

kuzey geldi...

bir yegenimiz daha oldu... adı kuzey... kuzey özer.. beyler dikkat... bir guzel bayan daha geldi... :)) ona uzun bir ömür, analı babalı mutlu bir hayat diliyorum...

Pazar, Mart 22, 2009

günlük...

günlük yazmak iyidir... bazen en saçma detayları yazdığınızı bile düşünseniz aradan onları unutacak kadar vakit geçtiğinde geri dönüp bir zaman nelere önem verip not ettiğinizi gormek bile hayatta aldığınız yol, geçirdiğiniz dönüşüm adına önemli ipucu olur size...

bu blogu açtığımda ilk yapmak istediğim bir nevi günlük tutmak idi... Babam yıllar önce öğütlemişti... Bir defterin olsun, önemli olayları not et diye... Daha çok dünyada, memlekette olan biteni kastetmişti o ama ben kendimle ilgili de notlar düştüm o deftere... ama sonra tipik ikizler hallerim sardı beni, sıkılıverdim... bu blog olayı ile ilk tanıştığımda o nedenle çok heyecanlanmıştım.. sıkılması zor görünüyordu... oysa ki yanılmışım :))) yazı sıklığına biraz dikkat ettiğinizde, buranın bir günlük olmaktan çok, daralma zamanlarının iç dökme platformu olduğunu anlamak hiç de zor değil... öyle olunca iç sıkıcı yazılar toplamına mı dönmeye başladı acaba diye düşünmeye başlıyorum ister istemez... böyle olmasını istemem... bu yazı da biraz bu gidişata müdahale çabası ama bakalım göreceğiz... ne kadar sürecek....


her neyse... peki bugünlerde neler oluyor... madem "günlük" olacak... yazalım hemen: bugünlerde doktora devam ediyor, istanbul - eskişehir arası düzenli seyahat ediliyor... iki kentte kurulan yaşamın bazen iki hayatı bir anda yaşamak haline dönüştüğü anları / sıkışmaları yaşıyorum... bazen de bu en sevdiğim şey oluyor hayatta... birinden sıkıldığım da ötekine kaçabildiğim bir hayat... genelde eskişehirde sıkılıp istanbula (aslında Boğaziçine) kaçtığım bir hayat oluyor... bünyem bu günlerde pek başka seyahatleri kaldirmasa da yine de bazen zorunlu olarak başka kentler de giriyor araya... günübirlik genellikle...

başka neler oluyor? bugünlerde annem biraz rahatsız.. minik bir kaza geçirdi.. neyse ki çabuk atlatıyor... sanıyorum şimdilik gündemi meşgul eden temel olaylar bunlar...

peki o zaman yeniden görüşünceye kadar hoşçakalın...