Pazar, Mart 22, 2009

günlük...

günlük yazmak iyidir... bazen en saçma detayları yazdığınızı bile düşünseniz aradan onları unutacak kadar vakit geçtiğinde geri dönüp bir zaman nelere önem verip not ettiğinizi gormek bile hayatta aldığınız yol, geçirdiğiniz dönüşüm adına önemli ipucu olur size...

bu blogu açtığımda ilk yapmak istediğim bir nevi günlük tutmak idi... Babam yıllar önce öğütlemişti... Bir defterin olsun, önemli olayları not et diye... Daha çok dünyada, memlekette olan biteni kastetmişti o ama ben kendimle ilgili de notlar düştüm o deftere... ama sonra tipik ikizler hallerim sardı beni, sıkılıverdim... bu blog olayı ile ilk tanıştığımda o nedenle çok heyecanlanmıştım.. sıkılması zor görünüyordu... oysa ki yanılmışım :))) yazı sıklığına biraz dikkat ettiğinizde, buranın bir günlük olmaktan çok, daralma zamanlarının iç dökme platformu olduğunu anlamak hiç de zor değil... öyle olunca iç sıkıcı yazılar toplamına mı dönmeye başladı acaba diye düşünmeye başlıyorum ister istemez... böyle olmasını istemem... bu yazı da biraz bu gidişata müdahale çabası ama bakalım göreceğiz... ne kadar sürecek....


her neyse... peki bugünlerde neler oluyor... madem "günlük" olacak... yazalım hemen: bugünlerde doktora devam ediyor, istanbul - eskişehir arası düzenli seyahat ediliyor... iki kentte kurulan yaşamın bazen iki hayatı bir anda yaşamak haline dönüştüğü anları / sıkışmaları yaşıyorum... bazen de bu en sevdiğim şey oluyor hayatta... birinden sıkıldığım da ötekine kaçabildiğim bir hayat... genelde eskişehirde sıkılıp istanbula (aslında Boğaziçine) kaçtığım bir hayat oluyor... bünyem bu günlerde pek başka seyahatleri kaldirmasa da yine de bazen zorunlu olarak başka kentler de giriyor araya... günübirlik genellikle...

başka neler oluyor? bugünlerde annem biraz rahatsız.. minik bir kaza geçirdi.. neyse ki çabuk atlatıyor... sanıyorum şimdilik gündemi meşgul eden temel olaylar bunlar...

peki o zaman yeniden görüşünceye kadar hoşçakalın...

Hiç yorum yok: