Çarşamba, Aralık 08, 2004

susurluk parkı...

susurlukluyum ben, hani su meshur kazanin oldugu yer.. balikesir'in küçük bir ilçesidir.. pek şirin denemez.. daha çok 80 sonrası dönemin kötü apartmanlarıyla dolu, kendine has karakteri olan bir şehir değildir... en önemli özelliği, ülkenin en işlek karayollarindan olan İstanbul - İzmir yolu üzerinde olmasıdır.. dinlenme tesisleri çoktur.. 20 yılımı geçirdiğim susrluk'un belki geçmişten getirdiği iki mekandan biridir parkı.. 60 lı, belki de daha önceki yıllarda mezarlığın şimdiki yerine taşınmasıyla açılan alana kurulmuş, yeşili bol bir alandır. 90ların başında yapılan eklemelerle, pek çok ilin bile sahip oladığı bir sosyal ortamlar bütününe dönüşmüştü...
Dönüşmüştü diyorum çünkü şu günlerde nedenini bir türlü anlayamadığım bir çalışma var susurluk parkında... Tüm parkın zemini söküldü.. geride sadece ağaçlar kalacak şekilde bütün çiçekler otlar bile... bayramda gittiğimde gördüğüm bir manzaranın beni ne kadar etkilediğini ancak gecenlerde burada arkadaşlarıma anlatırken anladım....
o park, benim ve neredeyse susurlukun yerlisi herkesin, şehre dari belleklerinde tek sabit yer idi... eğer bir kentin belleği varsa, ki var, susurluğun belleğinin zeminiydi o park... şimdiyse, plastik palmiyelere yer açabilmek için yerleyeksan olmuş durumda... sanki çoçukluğuma, susurluka dair tüm anılarıma tecavüz edilmiş gibi hissediyorum şimdi... soğuyor içim.... yazık....



2 yorum:

lalrüyalar dedi ki...

ayni seyi ben de hissetmistim...

lalrüyalar dedi ki...

ayni seyi ben de hisettim parki görünce...